doğum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Ocak 2011 Cuma
26 Temmuz 2010 Pazartesi
BİTANEM 3 YAŞINDA.....
Hayatımın anlamı minicik meleğim artık 3 yaşında....
Meleğimm bitanem iyiki doğdun annecimm...
Hayat sana sağlık huzur şans mutluluk başarı sevgi dolu yıllar nasip etsinn...
Nice yıllara benim minik kuzummm..
Haftasonu Yağız'ın doğum gününü kutladık önce ailemle sonra arkadaşlarımla çok yoğun ve hareketli vede güzeldi... Bebeğim artık kocaman adam olduuu... ;Artık doğum gününüde mutlu olmayı da bildiği için farklı oldu herşey daha önce anlayamıyordu ama bu sene herşeyin farkında... "Anne herkes benim için geldi" dimi deyip deyip durdu..
Sevindi durdu minik aşkımmm.....
pastaları kuzenim serapla beraber yaptıkk. ellerine sağlık canımmm
2. pastamız
1.pastamız
2.masamız
1.masamız
arabalı kurabiye
tahinli kurabiye
havuçlu toplar
zeytinyağlı dolma
patates salatası
milföy börek
Daha birsürü çeşidimiz vardı fakat resimleyebildiklerim bu kadar tarifleri en kısa zamanda paylaşmaya çalışacağımm....
BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...
7 Ocak 2010 Perşembe
BÜYÜDÜM GALİBA....
Ben bugün bir yaş daha büyüdümn.... Ve yavaş yavaş olgunlaşıyorum galiba... Her doğum günümde içim kıpır kıpır olurdu heyecanlanırdım... Ama bugün hiç öyle duygular yok içimde kıpır kıpır da değil... Öylesine sıradan hergünkü gibi bir gün ... Pasta üflemek hiç istemiyorumm. Çok mu yaşlandım acaba ... Böyle olmamalıyım heyecanlanmalı sevinçle doldurmalıyım yüreğimi ama olmuyor... Keşke büyümeseydim... Çocuklar gibi şen kalsaydım... Can dündarın dediği gibi de olmuyor hiçbirşey işe yaramıyor... neyse iyiki doğmuşum diyorum her yıl dediğim gibi....
Elimde dünya tatlısı bir oğlum ve kocaman bir ailem var.... Mutlu olmak için bunlar yeterli dimi... Çok fazla şeyi kafama takıyorum bazenn.. en sevmediğim huyumda buu başkalarının derdini kendi derdim yapıyorumm.... Yok yapmamalıyım bugün benim doğum günümmm ....Neşelenmeliyim......
Artık eskisi gibi her hafta sonu birileri ile dışarı çıkmak istemiyorum. Beni yoran ilişkiler, yeni tanışmalar, yeni yüzler aramıyorum. Eski dostlukların da özetini çıkarmaya başladım.İlişkilerde tasarrufa gidiyorsun her şeyde olduğu gibi ve gereksiz insanları hayatından atmak istiyorsun. Yapmacık, inanmadan konuşmak istemiyorum artık. Beni anlamayanlarla konuşmak cümle kirliliği yaratıyor ve hak edenlere saklıyorum enerjimi. İstediğime istediğimi deme özgürlüğüne sahibim, eleştirme hakkını oluşturan yaşamışlık ve yeterli yaş faktörü artık bende de var. "Ben demiştim", "ben bilirim", "ben zaten anlamıştım" sendromunda olanlarla arkadaşlıkları bir kez daha sorguluyorsun. İlişkilerini sadeleştirmeye başlayınca sıra iyi ve kötü gün dostlarını ayıklamaya geliyor.Kötü gün dostlarını belirtiyor ve onlara daha çok önem veriyorsun.İyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum. Dostlar ihtiyaç olduğunda göçmen kuşlar gibi sıcağa uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayrı düşenler kalıyor. Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorsun buralara kadar gelirken. Uzun düz otobanlardan olduğu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulaşabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de öğrendim gide gele. Boş geçen her saniye değerli artık. Daha yapılacak çok şey var ama, kendimi çok yormaktan çok hırpalamaktan yana değilim.Gerektiğinde "Hayır" demeyi öğrendim ve bu kelime başta karşındakine kırıcı gelse de senin için hayat kurtarıcı olabiliyor. Sevgiye önem vermek gerektiğini, zamanı geldiğinde elinde sadece sevginin kalacağını biliyorum. Sevgi paylaşıldıkça oluşuyor, olgunlaşıyor. Aileme ve seçtiğim tüm dostlarıma daha önce göstermediğim sevgi, anlayış ve ilgiyi gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardında sadece iyilikler kalıyor, ne kadar sevgi dolu olduğu hatırlanıp anılıyor.Bana çok genç olduklarını hatırlatırcasına nedense tecrübelerimi, fikirlerimi sormaya başladılar.Vereceğim cevaplar belki çok anlamsız geliyor ama yine de dinliyorlar ama ben biliyorum ki yaşamadan hiçbir şey öğrenilmiyor. Yaşamışlığın oluşturduğu bir alçak gönüllülükle gülüyorum içimden sadece.Artık daha şık giyiniyorum, senelerle birikmiş dolaplar dolusu kıyafet var ve bunları kendimle paylaşmalıyım. Önce kendine güzel görünmelisin, kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum. Modaya uymak adına, popomun sığmadığı düşük bel pantolonlara sığmıyorum diye kendimi üzme tercihini de kullanabilirim . Ayıp, günah ya da ne derler korkuları çoktan geride kaldı.Dostlarıma, kendimize yemek yapmak hoşuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm iken şimdi zevk aldığım mekanlar arasına giriyor. Farklı lezzetler denemek güzel ve kendi lezzetimi kendim de yaratabileceğim belli bir damak zevkim ve mutfak kültürüm oluştu.Sonra Sezen'in şarkısındaki gibi anneni daha sık düşünüyorsun ve hatta anlıyorsun. İşte bu yeni alışmaya başlanan ve giderek hoşa giden yeni duruma olgunluk deniyor. Yaşamışlığın, görmüşlüğün, geride kalmış üflenmiş doğum günü mumlarının bir sonucu. Kendiliğinden ortaya çıkıyor hayatın bir dönemecinde bu olgunluk. Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yaşadığına göre değişiyor bu olgunluk çağına ermek. İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor. Kendi dünyanın küçüklüğünü keşfetmek ve buna rağmen kendinin kıymetini bilmek çok işe yarıyor."
Can Dündar
Can Dündar
27 Temmuz 2009 Pazartesi
24 Temmuz 2009 Cuma
Yağız 2 yaşında.....
Bebeğim artık 2 yaşında ... Ömür boyu sağlık huzur ,mutluluk, şans, başarı yakasını bırakmasın inşallah... Allahım sen bütün melekleri koru ... Seni seviyorum aşkım minik meleğim benim...Benim yaşama kaynağım, hayatımın anlamı biricik bebeğim ....
İyiki Doğdun İyiki benim oğlum oldun....
BUGÜN SENİN DOĞUM GÜNÜN, ÖPÜCÜK KOYDUM ALNINA...
KOPARDIĞIM O GÜLLERDEN TAÇ YAPTIM İSTANBUL'A
YAŞADIĞIM EN BÜYÜK MUTLULUK, ÇEKTİĞİM EN GÜZEL ACISIN...
BİR ŞARKI YAZDIM SANA UMARIM HEP HATIRLARSIN...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



